Dinlemek Icin Tiklayin...!

   

Tikla ve Dinle...!

     
Radyo iz ©  
     

     Русский языкRussian | English versionEnglish

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  İZ DÜŞÜMÜ
 
Dinlemek Icin Tiklayin...!

 

Winamp ile dinleyin...! Winamp ile DinleyinWinamp ile dinleyin...!  
Media Player Ile Kucuk Pencerede Dinleyin

 

Kucuk Pencerede DinleyinMedia Player Ile Kucuk Pencerede Dinleyin

 

Real Player ile dinleyin...! Real Player  ile DinleyinReal Player ile dinleyin...!

 

 

 

  Güler KÖMÜRCÜ

           

NE DEMEK TÜRK KÖKENLİLİK PEKİ SIRADAKİ NE?

(Güler KÖMÜRCÜ, 08.12.2005)

 

 

Dün konuştuğum birkaç politika uzmanı dediler ki; Erdoğan ‘belirli bir düşünce planı ve takvim ile adım adım elindeki yol haritasına göre kamuoyunun bilinçaltı ve üstüne ‘akıllıca hazırlanmış atışlar yapıyor.’

Alt-kimlik-üst kimlik tartışması, demokratik Türkiye Cumhuriyeti kavramı derken son olarak da bakınız, ‘Türk kökenli’ ifadesini tartışmaya sundu. Erdoğan, ilk kez “Türk kökenli” ifadesini kullanarak şunları söyledi: “Türkiye’deki Kürt kökenli vatandaşların sorunu, Türk kökenli vatandaşlar kadardır? Pardon, ne demek Türk kökenlilik! Anlayamadım.

*Biz niye böyle birden ‘köken düşkünü’ olduk, sıtmalı vaziyette etnik konuları tartışma halindeyiz, yolsuzluk, açlık, ekonomik sıkıntı, sorunlu dış politik gelişmeler baş belamız iken niye günlük konuşmalarımıza ‘Kürt-Türk vb derken Türk kökenli’ gibi mayınlı alanlarda geziniyoruz? Anlayamadım.

* Ben Türküm, kanımdaki Kürt-Türk veya bildiğim ve de bilemediğim diğer kodlanmış aktarımlar her ne ise kabulum, gururum, sonuç, ben Güler Kömürcü ‘önce vatan, önce Türkiyem, kalanı yalan’ diyorsam (tıpkı sizin gibi ey yurtsever okur) bu son sorgulayıcı gündemin arka planı ne ola? Anlayamadım.
 

  • Bitmedi, Sayın Erdoğan’a göre Türkiye’de etnik nüfusu din bağlıyor, iyi de o halde Irak’ta insanları din niye bağlamıyor, üst kimlik ‘Müslümanlık’ ama Sünni-Şia birbirini boğazlıyorlar, unutmayın üstelik oradaki Kürtler de Sünni olup ayn anda diğer Sünni etnik kimlikle kanlı-bıçaklılar, arz ederim efendim.

     

  • Ve şimdi, gündemin bir diğer önemli maddesine bakalım, CIA’nın dünyanın değişik bölgelerindeki gizli işkence kampları ve kaçırdığı zanlıları taşıyan bazı uçakların Türkiye dahil, Almanya’dan İrlanda’ya kadar birçok ülkenin havaalanlarını da kullandığı haberlerinde son boyuta göz atalım; evet, ben bu haberleri çok önemsiyorum, çünkü bu haberler Washington’da Bush hükümeti, Başkan Yardımcısı Cheney ve ekibinin politik istikbali adına da belirleyici olacak ey bilen okur. Başkan Yardımcısı Cheney’e kadar birçok ismin koltuğu tehlikede (bu elbette benim iddiam değil, konuştuğum uzmanların görüşü) dolayısıyla da bu konudaki gelişmeler Ortadoğu ve bölge siyaseti adına da bire bir kader tayin edicidir, bizleri bu çerçeveden yakından ilgilendiriyor. Cheney ve CIA arasında da farklı bir kavga yaşanıyor (geçen hafta detaylarıyla yazdım) tam bu noktada dün www2.dw-world.de/turkish adresli Avrupa’nın önemli haber ajanslarından birinde ilginç bir derleme çıktı, buyrun okuyalım birlikte;

     

  • CIA’in Almanya’da adam kaçırma operasyonu Lübnan kökenli Alman vatandaşı Halid el Masri’nin CIA tarafından kaçırılması, Almanya’da karışıklığa neden oldu. Alman basınında yer alan haberlerde dönemin İçişleri Bakanı Otto Schily olayla ilgili olarak bilgilendirildiği belirtilirken, Dışişleri Bakanı Steinmeier da konudan haberdar olduğunu söyledi. Almanya sarsıldı ve Başbakan Merkel, Masri olayı ile ilgili olarak Dışişleri Bakanı Steinmeier’in önceki hükümet ve parlamento kontrol komisyonu adına bir rapor hazırlamasını istedi.

    *Amerikan filmleri gibi. El Masri’nin kaçırılma öyküsü şöyle: Almanya’nın Neu-Ulm kentinde yaşayan Haled el Masri 2003 yılı sonunda Makedonya sınırında bir yılbaşı eğlencesine gitmek üzere yolda iken otobüsten indirilip tutuklanıyor. Yaklaşık bir ay kadar Makedonya’da sorgulandıktan sonra 23 Ocak 2004’te havaalanına götürülüyor. Burada sadece kendisine bir iğne yapıldığını hatırlıyor ve gözünü açtığında Kabil’de bir cezaevinde olduğunu öğreniyor. Masri, CIA elemanları ile ilk karşılaşmasını şöyle hatırlıyor: “Bana, ‘burada yasa filan yok, hem senin burada olduğunu da kimse bilmiyor. Bunun ne anlama geldiğini biliyor musun’ dedi. Ben de ‘evet’ diye cevapladım.”

     

  • Amerikan İstihbarat Servisi CIA’in elinde oldğunu anlayınca korkusu artıyor El Masri’nin. Haftalar süren sorgusu sırasında söyleyecek bir şeyi olmadığını anlatamıyor ve Mart ayında açlık grevine başlıyor. El Masri, 29 Mayıs 2004’de yeniden uçağa bindiriliyor, ardından saatlerce süren otobüs yolculuğu yapıyor ve Kuzey Arnavutluk’ta Makedonya sınırı yakınında serbest bırakılıyor. Pasaportundaki damga bu tarihi taşıyor. İlk gördüğü askere gidip başından geçenleri anlatıyor: “Olan biteni anlattığımda, bana güldüler ve kimseye anlatma, yoksa alay konusu olursun dediler.”

     

  • Washington Post gazetesinin haberine göre, mayısta dönemin Amerikan Büyükelçisi Daniel Coats, İçişleri Bakanı Otto Schily’e yanlışlıkla kaçırılan Alman vatandaşı ile ilgili bilgi veriyor. Makedonya’da dönemin İçişleri Bakanı Pavle Trajanov da El Masri olayını hatırlıyor ve “Bu adamın tutuklanması istemi Amerikan İstihbarat Servisi CIA’den geldi. Bizim CIA ile her zaman çok iyi işbirliğimiz oldu” diyor. El Masri’nin evine döndükten sonra öyküsünü anlattığı avukatı Manfred Gnjidic ona inanıyor ve hem Başbakanlık hem de Dışişleri Bakanlığı’na bilgi veriyor.’

     

  • Gariplikler ritm artırarak sürmeye devam ediyor, içeride ve dışarıda...

     

  • Bu arada FBI Başkanı da bugün Ankara’ya geliyor, ani bir ziyaret, peki ama neden?
     

  •  

     (Sn. Güler Kömürcü'nün Diğer Yazıları/)                                                           

     

     

     

         


    Yukari          

                   SIK KULLANILANLARA EKLEYIN...! / Add to Your Favories!       E-Posta / E-Mail

     Radyoyu Acilis Sayfaniz Yapin

     

     24 Saat Turk Halk, Turk Sanat ve Turk Hafif Muziklerinin Secme Eserlerini Dinleyebileceginiz Radyomuza Hos geldiniz...! Radyomuzla ilgili gorus,  elestri ve onerileriniz bizlere isik tutacaktir...